Batı Postası
Baþlýk

Tuvalette Ölmek veya Cenabetli Ölmek Kötülüğe İşaret midir?

Ölüm, yolun sonuna yerleştirilmiş bir aynadır. Arkasındaki sır nedeniyle, öbür tarafı göstermez. Ölüm bir takdir meselesidir. Kişinin nerede ve niçin öldüğü sorusunun gerçek bilgisi kul olarak bizlerde olmaz. Mühim olan imanlı ve amelli yaşamaktır. Ölmenin şekli ve yeri o kadar mühim değildir. Ölüm şeklinin kişinin ameliyle bağlantısı yer yer görülmüyor değil; fakat böyle bizi olumsuz […]

Tuvalette Ölmek veya Cenabetli Ölmek Kötülüğe İşaret midir?
30 Temmuz 2019 - 13:02 'de eklendi.

Ölüm, yolun sonuna yerleştirilmiş bir aynadır. Arkasındaki sır nedeniyle, öbür tarafı göstermez. Ölüm bir takdir meselesidir. Kişinin nerede ve niçin öldüğü sorusunun gerçek bilgisi kul olarak bizlerde olmaz. Mühim olan imanlı ve amelli yaşamaktır. Ölmenin şekli ve yeri o kadar mühim değildir. Ölüm şeklinin kişinin ameliyle bağlantısı yer yer görülmüyor değil; fakat böyle bizi olumsuz bir sonuca götürebilecek, hikmetini bilmediğimiz ölüm şekillerinde yorum yapmayıp; işi Allah’ın rahmetine bırakarak, hakkında Allah’tan rahmet dilememiz, af ve bağışlanması için duâ etmemiz daha doğru olur. Tuvalette ölmek değil, imansız bir şekilde ölmek âfettir ve felakettir.

Ölüm ertelenemez. Kaçacak yer yoktur. Fidye de kabul edilmez. Kişi Rabbiyle baş başadır. Dünyadaki makam ve mevkisi, statüsü hiç anlam taşımamaktadır. Ameli neyse, ona göre karşılık görecektir. Onun için mühim olan imanlı ve amelli yaşamaktır. İmanlı insan tuvalette öise de imanın,icabı olarak cennete gider.İmansız insan camide de ölse imansızlığı’nın gereği cehennem} boylar. Mesele, imanlı ve amelli yaşamaktadır.

Nitekim sahabelerden Hanzala Radiyallahu anhu, cünüp iken şehit olmuş ve melekler onu yıkamıştır. İbn İshak rivayet etmiştir. İbn Hacer Fethul bari kitabında rivayet etmiştir. Ayrıca Taberani İbn Abbas Radiyallahu anhuma’dan rivayet edildiğine göre Hamza cünüplü iken şehit düşmüştür.

Bize düşen, kişide görülen her hali iyiye yorumlamaktır. Çünkü onların halini sadece ve sadece Yüce Rabbimiz bilir. O âlem, örtülü bir âlemdir. O âleme giden herkes rahmete, merhamete ve affa muhtaçtır. Giden herkes hakkında iyi konuşmak esastır. Zira Allah’ın elçisi Sevgili Peygamberimiz (sav), şöyle buyurdu: “Ölülerinizi hayırla anın.” (Nesei, 1936)

Şunuda ilave edebiliriz Hz. Mevlana hazretlerinin bir sözünü arz edelim inşaallah. Hiçbir kafire hor gözle bakmayın. Müslüman olarak ölmesi umulur çünkü.

Tuvalette ölen birini böyle yerde ölmesi kötü biri olduğuna delil sayılmaz. Efendim, bir âyet-i kerimeden öğrendiğimize göre, bizim çirkin gördüğümüz şeyde aslmda güzellik olabilir. Güzel gördüğümüzde ise çirkinlik söz konusu olabilir.

Hangi sebep ve hikmetten dolayı öyle bir yerde öldü de bizim münasip gördüğümüz yerde ölmedi? Öldüğü yer onun ahirette kötülüğüne mi işaret sayılır? Yoksa iyiliğine mi?.. Bu ancak mahşerde terazideki amellerin tartışılmasından sonra belli olur.Velilerin büyüklerinden Hazreti Geylani vefat ederken bir ara yüzündeki tebessüm kaybolur, bir sıkıntı ve üzüntü işareti meydana gelir.

Bunu görenlerden bazıları:

– Geylani’nin de sonu iyi gitmedi, baksana son anda öylesine bir sarsıldı ki? Demek ki biz yanılmışız onun çok mübarek biri olduğunu kabul etmekle… diye söylendiler.

Bu görünüşe çök üzülen bir talebesi bir gece onu rüyasın-i da görünce hemen sordu:

-Son anda yüzündeki tebessüm kayboldu, sıkıntı ve ıstırap işaretleri meydana geldi. Buna çok üzüldük.

Şöyle cevap verdi Hazret:i Geylani:” .

– Melekler ruhumu almak isterken ana şefkatiyle yaklaşmışlardı. Ancak rabbimden bir ikaz geldi:

– Ona birazcık şiddet gösterin, kalan azıcık günahı da gitsin. Huzuruma tertemiz gelsin. Onun günahsız gelmesini istiyorum!

Büyük yeli sözlerine şunu da ekler: :

– Sizin aleyhime sandığınız o görüntü benim çok lehime oldu. ,Evet, bizler perdenin arkasını bilemeyiz. Hangi yerde ne şekildeki ölüm hakkımızda hayırlıdır kestiremeyiz. Hüsnü-zanna memuruz. Şunu biliriz ki, bir ömür boyu İslami hayat yaşayanların amellerini Rabbimiz zayi etmez. Bunu ayetinde kendisi buyurmaktadır.

– Allah sizin imanınızı zayi etmez. İmanla işlediğiniz amelleriniz boşuna gitmez. (Bakara, 143)

Bir diğer ayette de şöyle buyurulmaktadır:

– Allah zerre kadar kuluna zulmetmez. Zerre kadar da amelinizi yok etmez. (Nisa, 40)

Bence mühim olan imanlı ve amelli yaşamaktır. Ölmenin şekli ve yeri o kadar mühim değildir. İmanlı insan tuvalette ölse de imanın icabı olarak cennete gider. İmansız insan camide de ölse imansızlığının gereği cehennemi boylar. Mesele, imanlı ve amelli yaşamaktadır.

İslam’da piyangoculuk yoktur. Alın teriyle kazanmak vardır. Hayat boyu İslamı yaşayanın kötü görünüşlü ölmesi amelinin zayi olduğuna delil sayılmaz. Çünkü Allah iman etmiş kimsenin amelini zayi etmez. Hem de zerresini bile.

Üzülecek bir görünüş içinde ölmek günahının affına sebep de olabilir. Biz hüsnüzanna memuruz. Suizan bize layık olmaz. Hüsnüzannımızda yanılmış olsak günah yoktur. Ama suizannımızda yanılsak günah vardır. Bunu unutmamak gerek.

 

Etiketler :
SON DAKİKA
İLGİLİ HABERLER